Oysa hayat su gibi aktı avuçlarımızdan elimizde yalnız birkaç damla maziden kalan… Gözyaşlarım durulur mu o eski fotoğraflara baksam? Renk renk güllerin içinde hanımeli aslanağzı ve nergislerle, leylaklarla büyüttüğüm çocukluğum...
Akşam sefaları açardı akşamüstleri eflatun, sarı, kırmızı... Ya da gün ağarmadan öterdi yan komşunun horozu.
Babaannemin ilk uyanışları sabah ezanı okunurken namazını kılarken kaldırıp gizlice başımı onu seyrederken güneşin kızıla boyandığı puslu sabahlarda Haliç köprüsü çok uzaklarda...
Yaz akşamları çardak altı sohbetler sedir üstü bahçe havası çaylar demlenir akşam sefası...
Ah o salıncaklar saklambaçlar yok mu ve sokakların haylaz misketçi çocukları...
Birdirbir vardı yakartop ya da istop oynardık Sekseği, çelik çomağı hani nerede ! Bisikletim topacım uçurtmam nerede !
Ya tırmandığımız ağaçlar koşturduğumuz sokaklar arkadaşlıklar !
Cuma pazarından gelirken taze balık kokuları Eyüp semalarını inletirdi aç martıların çığlıkları
Sonra...
...sonra şemsiyeleri gördüm seyrederken yağmuru koşuşan insanları gördüm
Çocuksu düşüncelerle izlerken dünyayı bu filmi gördüm. Bitmeyen oyunu ve oyuncuları gördüm.
Bunlar geçmişin düşleri kirlenmemiş gülüşleriydi unutulmuş oyunların geriye dönüşleriydi...
Şırıngalarla süt verdiğimiz siyah, beyaz, alaca bulaca bahçenin davetsiz minik misafirleri annemden gizli beslediğimiz tekiri ve sarmanıyla ayva, dut, şeftali, ceviz incir ve elma ağaçlarıyla cıvıl cıvıldı bahçemiz ötüşen kuşlarıyla Haliç'i seyreden manzarasıyla cennetim çocukluğum...
Sıra sıra vagonların gidişini seyrettiğim Anadolu bozkırlarında tepelerinde bıraktım Sevinçle karışık hüznümden hatırladığım eski köy evlerinde bıraktım çocukluğumu...
Yağmurdan sonraki toprak kokusunda kışın karların arasında bıraktım...
Yaprakların yıldızı çiy tanelerinde şırıltısı huzur veren derelerde bıraktım.
Sokaklarda ıslık çalarak söylediğim o hiç unutamadığım en güzel şarkılarda bıraktım çocukluğumu Hiç bitmez sandığım rüyalarımda bıraktım
Bir zamanlar her şey çok mu güzeldi ne Ya da bana öyle geliyordu Hani o şarkıdaki gibi:
"Sakın çıkma patika yollara, o dağlara, kırlara, o karlı ovaya yenik düşüyor herşey zamana biz büyüdük ve kirlendi dünya"